Atatürk ve Samsun

19 Haziran 2015 Cuma | Samsun | |

16 Mayıs 1919 Cumartesi günü, İstanbul'dan kalkan, Kaptan İsmail Hakkı (Durusu) idaresindeki Bandırma Vapuru, Dokuzuncu Ordu Kıt'aları Müfettişliğine atanan Mustafa Kemal Paşa (Atatürk) ile mahiyetini Samsun'a götürüyordu.

Atatürk, Samsun ve çevresinde asayişi düzenlemekle görevli idi. 18 Mayıs 1919'da Sinop'a geldiler. Atatürk, iskeleye çıkarak, karadan Samsun'a yol olup olmadığını sordu, olmadığını öğrenince de tekrar  vapura binerek Samsun'a hareket etti. 19 Mayıs 1919 Salı günü sabahı saat 6 'da Samsun limanındaydı. Savaşlardan yenik çıkmış bölünmüş, umutsuz yorgun, çileli bir milleti, yeniden diriltmek, ayağa kaldırmak üzere, Atatürk'ün Samsun'a ve Anadolu'ya ilk ayak basışı o gün, o saatti. Samsun'a Müfettişlik Karargâhının 18 subayı ile birlikte çıkıyorlardı.
Bu subaylar, o günkü rütbeleri ile şunlardı:
  1. Üçüncü Kolordu Komutanı Kur. Alb. Refet Bey (Bele)
  2. Müfettişlik Kur. Bşk. Alb. Kazım Bey (Dirik)
  3. Müfettişlik Sağlık D. Başkanı. Dr. Alb. İbrahim Tali Bey (Öngören)
  4. Kurmay Bşk. Yardımcısı Yarbay Arif Bey (Ayıcı)
  5. Müfettişlik Karargâhı İstihbarat Müdürü Binbaşı Hüsrev Bey (Gerede)
  6. Topçu Binbaşı Kemal Bey (Doğan)
  7. Dr. Binbaşı Refik (Saydam)
  8. Başyaver Yzb. Cevat Abbas Bey (Gürer)
  9. Yzb. Mümtaz Bey (Tunay)
  10. Yzb. İsmail Hakkı Bey (Ede)
  11. Yzb. Ali Şevket Bey (Öndersav)
  12. Yzb. Mustafa Vasfi Bey (Süsoy)
  13. Üsteğmen Hayati Bey
  14. Üsteğmen Arif Hikmet Bey (Gerçekçi)
  15. Üsteğmen Abdullah Bey
  16. Teğmen Muzaffer Bey (Kılıç)
  17. Şifre Kâtibi Faik Bey Aybars)
  18. Şifre Katibi yardımcısı Memduh Bey (Atasev)
Samsunlular Atatürk'ü coşkun bir törenle karşıladılar. Atatürk, doğruca kendisi ve arkadaşları için hazırlanan Mıntıka Palas'a yerleşti. Burası iki katlı taş bir yapıydı. Atatürk'ün Samsun'a geleceği, İstanbul'dan telgrafla mutasarrıfa duyurulunca bu bina hazırlanmıştı. Atatürk o gün ve ertesi günler hep bu otelde kaldı, çalışmalarını burada sürdürdü. Samsun'a geldiğinin ilk günü emrindeki valilikler ve kolordu komutanlıklarından bölgenin asayiş durumunu sordu, ertesi gün Sadrazam Damat Ferid'e "İzmir`in işgalini milletin asla kabul etmeyeceğini..." telle bildirirken Erzurum'daki 15. Kolordu Komutanı Kazım (Karabekir) Paşa ile de bağlantı kurdu. Samsun'a gelişinin dördüncü ve beşinci günleri, İstanbul Hükümetinin ve hele itilaf Devletlerinin kuşku duyacağı davranışları ile dikkatleri üzerinde toplamış bulunuyordu. 25 Mayıs 1919'da da "...bazı şikayetleri yerinde tetkik ve tedbir almak üzere karargâhı, Havza'ya nakledeceği " gerekçesiyle Havza'ya geldi. Havza'da Belediye Dairesi olarak kullanılan Mes'udiye Oteli, Müfettişlik Karargâhına kiralanmış ve Atatürk, Havza'da kaldığı 13 Haziran 1919 tarihine kadar arkadaşları ile birlikte burada çalışmıştı.

Havza'ya gelişinin ertesi günü, 26 Mayıs 1919'da, Havza Belediye Başkanı İbrahim ve Havza ileri gelenlerinin ziyaretlerini kabul eden Atatürk, onlara: "Hiçbir zaman ümitsiz olmayacağız, çalışacağız, memleketi kurtaracağız." diyordu. Bundan sonra olaylar bilindiği gibi, hızla gelişti. Atatürk, işgal devletlerine ve İstanbul Hükümetinin olumsuz tutumlarına karşı ilk direniş hareketlerini Havza'da başlatmış, 13 Haziran 1919'da da Karargâhını Amasya'ya taşımıştı.

Atatürk'ün Samsun'a İkinci Gelişi
Atatürk'ün Samsun'a ikinci gelişi, Cumhuriyetin ilanından bir yıla yakin bir süre sonra yaptığı Sonbahar Gezisine rastlar. Bu gezi sırasında, 20 Eylül 1924 günü Hamidiye Zırhlısı ile Ordu'dan Samsun'a geldi. Yanında esi Latife Hanım ve yakın arkadaşları da vardı. İskeleden arabalara binerek doğruca belediyeye gittiler. Samsunlular sık  sık yollarını keserek sevgi gösterilerinde bulunuyorlardı. Belediyede çeşitli kuruluşların yöneticileri ile görüşen Atatürk, bir ara balkona çıkarak meydanda toplanan hakli selamladı. Daha sonra dinlenmek üzere kalacakları Şahinzade Remzi Bey konağına geldiler.

O gün akşam Samsun Belediyesi, Atatürk onuruna bir yemek verdi. Yemeğin sonuna doğru Belediye Başkanı İbrahim Veysi Bey bir konuşma yapmıştı. Atatürk, teşekkür ederek bu konuşmayı cevaplandırdı. O sırada Belediye Başkanı ayağa kalkarak, Atatürk'ün ardında duran bir koltuğu gösterdi:
- "Bu koltuk Reisicumhur Hazretlerinin Samsun'a ilk geldikleri Belediye Dairesindeki oturdukları koltuktur. Teberrüken buraya getirilmiştir." dedi.

Atatürk çok duygulanmıştı. Anılarının tazelendiğinden bahsederek bir konuşma daha yaptı. Bu konuşmasında: (...Ben Samsun'u ve Samsun halkını gördüğüm zaman memlekete ve millete ait bütün tasavvurlarımın, kararlarımın herhalde yerine getirilebilir olduğuna bir defa kuvvetle inanmıştım. Samsunluların hal ve durumlarında gördüğüm gözlerinde okuduğum vatanseverlik, fedakârlık, ümit ve tasavvurlarımı müspet bir inanca götürmeye, yeter olmuştu...) dedi.
Samsun'da eşi ile birlikte kaldığı Şahinzade Remzi Beyin evinde, aile albümüne bir hatıra olarak şu cümleleri yaz (Samsun'da kaldığımız günler zarfında misafir olduğumuz Şahinzade Remzi Bey'in hanesinde sahib-i hane tarafından gördüğümüz misafirperverliği ve nezaketi suret-i mahsusada kaydederim. 23 Eylül 1340 (1924) Gazi M. Kemal)

24 Eylül günü sabahı Samsun'dan ayrılarak Havza'ya geldi. Belediyede yaptığı bir konuşmada: (Kahraman Havzalılar! Sizinle en elemli ve yaslı günlerimde tanıştım. Aranızda günlerce kaldım. Bana geçmişin değerli hatıralarını canlandıran şu daire içinde çalışmalarınız ve yardımlarınızdan çok faydalandım.) diyerek, Havzalıları övdü. Aynı gün, öğleden sonra Amasya'ya hareket etti.

Atatürk'ün Samsun'a Üçüncü Gelişi
Atatürk, Harf devriminin bütün yurtta büyük bir heyecanla yürütüldüğü günlerde, İzmir Vapuru'yla İstanbul'dan Karadeniz'e açıldı, 16 Eylül 1928 günü Samsun'a geldi. Yanında Başbakan İsmet Bey (İnönü), Kılıç Ali, Dr. Refik Bey (Saydam), Başyaver Rusuhi Bey de vardır. Karşılama töreninden sonra, Samsun'a ilk geldiği zaman kaldığı Mıntıka Palas'a uğradı. Bu köşkü Samsunlular o zamanki eşyasıyla dayayıp döşemiş, Atatürk Müzesi olarak düzenlemiş ve ziyarete açmışlardı. Atatürk, çalışma masası üzerinde duran bir kâğıda yeni harflerle şu notları yazdı:
(Samsun, 16 Eylül 1928. Saat sekizi geçiyor. Yazı odasındayım. İsmet Paşa'yı beklerken bu satırları yazıyorum. Samsun'a üçüncü defadır geliyorum. İlk gelişim malûmdur. Tarihini gözümün önünde, büro üzerinde duran uzun cıgara kutusunun kapağında okuyorum: 19 Mayıs 1335. Ondan sonra bir defa daha gelmiştim. Takriben dört sene evvel, bu gelişimin de tarihini yukarıda tespit ettim. İsmet Paşa geldi, yazıyı bırakıyorum. Gazi Mustafa Kemal)
O gün ve ertesi gün, bir başöğretmen olarak valilikte memurlar ve halka yeni harfleri öğretici çalışmalar yaptı, birçoklarını imtihan etti. 18 Eylül sabahı Havzaya, oradan da Amasya'ya geçti.

Dördüncü Gelişleri
Atatürk, Samsun'a son ve dördüncü olarak 22 Kasım 1930 gece saat 21'de gelmişti. Bu defa Amasya yoluyla Havza'dan geliyordu. Geceyi o günlerde alt katı CHP binası olan kendi köşkünde geçirdi. Ertesi gün, İçişleri Bakanı Şükrü (Kaya) ve Samsun Valisi Kazım Paşa ile birlikte Samsun'da bir gezinti yaptılar, sigara fabrikasını gezdiler. 24 Kasım günü Çarşamba ilçesine giden Atatürk, Türk ocağında gençlerle bir sohbet toplantısı yaptı. Ayrılırken Ocak defterine, "Çarşamba Türk Ocağında tanıştığım kıymetli gençlik iftihara layıktır." cümlesini yazdı. Samsun'da iki gün daha kalan Atatürk, 26 Kasım 1930'da Lisede derslere girdikten ve Türk Ocağında verilen konserde bulunduktan sonra, saat 16'da Ege vapuru ile Trabzon'a hareket etti.

Atatürk'ün Samsun'da Okuduğu Kitaplar
Atatürk, Samsun'a dördüncü gelişinde Afet Hanım vasıtasıyla o zamanki Gazi Kütüphanesi'nden "Cihan Tarihi", "Büyük Adamlar Serisi" ve "Tarihte Güzel Kadınlar"' isimli üç kitabı okumak için istemiştir. Bunlardan Enis Behiç'in "Tarihte Güzel Kadınlar" adlı kitabında Madam Rolan'ın "Hürriyete" ait makalesinin 96, 97 ve 98. sayfalarında altlarını mor ve kırmızı kalemle çizdiği satırlardan çok önemli gördüğümüz için burada bahsetmek ve aynı satırları yazma ihtiyacını duyuyoruz.

96. sayfada "Hürriyet" bila kaydü şart serbest olmak değildir. Onun kayıtları, şartları vardır. Bila kayd ü şart serbest olmak, ormanlarda yaşayan hayvanlara mahsustur. İnsanlar ise içtimai muhitlerde birtakım adetlerde, teamüllerde ülfet etmiş, bir terbiye..."
97. sayfada "bazı kavimler nezdinde de epeyce zamanlar sakal salıvermek âdeti (hürriyet) zannolunmuştur." satırlarının altını çizdikten sonra devamla "Hürriyet-i Siyasiye her istenilen şeyin yapılmasından ibaret değildir. Bir devlette, yani kavanine malik bir heyet-i içtimaiye de hürriyet arzu edilmesi lazım gelen şeyin yapılmasında ve arzu edilmesinde icap eden şeyin yapılmasına cebr ve tazyik ibaret olabilir. İstiklal ve hürriyetin ne olduğunu fikre koymak lazımdır." satırlarını mor renkli kalemle çizmiştir.

98. sayfada ise "ilmi esaslara nazaran ferdin hududu hürriyeti, gayri hududa hürriyeti ile mahdut olduğundan başkasının hak hürriyetini tanımayan kendi hak ve hürriyetini tanıtamaz... (kırmızı kalemle) "Maksat ve gaye bir olduktan sonra ittihat edemezler miydi? Vatan için daha müfit çalışamazlar mıydı? Hayır... İhtiras denilen manevi düşman bunların yakalarından tutmuş, küçüklüğe sürüklemiştir." satırlarının altlarını çizerek, kütüphane memurlarına;" mor boyalı kalem ile işaret ettiğim yerleri halkımıza okut." emrini vermiştir.

Atatürk bütün bu seyahatlerinde Samsun'un Anadolu'ya açılan bir kapı olduğunu hissettirmiş, milletin derdini, ıstırap ve düşüncelerini yakından görmüş ve öğrenmiştir. Zaruri olan inkılâpların tespit, teşebbüs ve uygulamasını yapmış, milletine kendini tanıtmak ve itimadını kazanmak istemiş, Cumhuriyet ve yükselme fikrinin halk tarafından benimsendiğini görmüş ve halkla bütünleşmiştir.

Samsun ve Samsunluları seven Atatürk'e minnet borcunu ödemek isteyen Samsun halkı, onu bir anıtla ölümsüzleştirmiş, Atatürk'ü iyi tanıyan Avusturyalı heykeltıraş Krippel'e 19 Mayıs'ın ruhuna uygun bir anıt yapılması görevi verilmiştir (1928). Krippel bu anıta heybeti, gururu, ileri düşünceyi, azmi, korkusuzluğu, Türk'ün ve Türklüğün gücünü, milli birlik ve beraberlik ruhunu vermeye çalışmıştır. 1931'de dikilen bu anıt Atatürk'ü anlatmış, kuvvetin, azmin, cesaretin ve üstünlüğün simgesi olmuştur. Samsunlular Ata'yı bağımsızlıklarıyla özdeşleştirmiş ve Atatürk'ü sonsuza kadar yaşatmayı kendisine şiar edinmiştir.
Atatürk ve Samsun
Atatürk ve Samsun
Atatürk ve Samsun
Atatürk ve Samsun
Atatürk ve Samsun
Atatürk ve Samsun
Mustafa Kemal'in Samsun'a çıkışı, 19 Mayıs 1919 tarihinde 9. Ordu Müfettişi Mustafa Kemal'in Bandırma Vapuru ile yapılan yolculuk sonrası Samsun'a ulaşması olayı. Bu olay Kurtuluş Savaşı'nın fiili başlangıcı olarak kabul edilmektedir.

T.C. Samsun Büyükşehir Belediyesi

Samsun, Türkiye'nin en kalabalık on altıncı şehri ve Karadeniz'in Orta Karadeniz Bölümü'nde yer alır.

samsun, 19 mayıs, alaçam, asarcık, atakum, ayvacık, bafra, canik, çarşamba, havza, ilkadım, kavak, ladik, salıpazarı, tekkeköy, terme, vezirköprü, yakakent, belediye, büyükşehir, samsun büyükşehir belediyesi, karadeniz,