Üçüncü Gün

22 Temmuz 2015 Çarşamba | Samsun / 72 Saatte Samsun | |

Otelde yapacağımız kahvaltının ardından araçlarımız ile Havza’ya doğru yola çıkıyoruz. Havza’ da Ulu Önder'in beraberindekiler ile kaldığı Atatürk evini ziyaret ediyoruz.

Yapım tarihi ve kim tarafından yapıldığı bilinmeyen bina ilk defa Hurdazlı İsa Efendi tarafından otel olarak işletilmiş, 1917'de Maarif Hamamı'nı da işletmekte ola Ali Baba tarafından işletilmeye başlatılmıştı. Mustafa Kemal Paşa'yı Havza'da ağırlaması nedeniyle Ali Baba "Otelci" olarak anılmaktadır.

Mustafa Kemal ve arkadaşlarının Samsun'dan Havza'ya geçme kararı üzerine Havza Kaymakamı Fahri Bey, Ali Baba'nın Mesudiye Oteli'nin içindeki müşterileri boşalttırarak 1 ay süre ile kiralamış; Mustafa Kemal ve beraberindekilere tahsis etmişti.

Bu yapıda gerçekleştirilen görüşmelerden en önemlileri; Mustafa Kemal'in General Budenni başkanlığındaki Sovyet heyeti ile yaptığı görüşme ve Giresunlu Topal Osman Ağa ile görüşmesidir. 

Havza Atatürk Evi'nde Mustafa Kemal'in ağırlandığı dönemde kullanılan orijinal eşyalar sergilenmektedir. Çalışma masası, koltuk ve sandalyeler olduğu gibi korunmuştur. Atatürk'ün yatak odasının duvarında Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk Cumhurbaşkanlığı forsu asılı bulunur. Bu forsu Atatürk, Havza'ya ikinci kez, Cumhurbaşkanı sıfatı ile 24 Eylül 1924 tarihinde geldiğinde hediye etmiştir.

Müzenin çalışma odasında heykeltraş Adil Çelik tarafından kalıp kullanmadan, döküm yapılmadan müze içinde yapılan balmumu Atatürk heykeli yer alır.

Müzede yatak odası ve çalışma odası dışında iki salon vardır. Salonda Atatürk'ün Havza'ya geldiği döneme özgü eşyalar, Kurtuluş Savaşı'nda kullanılan bazı silahlar, savaşa ilişkin kitaplar; 19. yüzyıl sonu 20. yüzyıl başına ait yöresel kadın giysileri; üst kattaki salonda ise oturma odası takımı yer alır.

Atatürk Evi'nin diğer odaları Amasya, Sivas, Erzurum, Ankara odaları isimleri ile düzenlenmiş; Milli Mücadele sürecinde Atatürk'ün bulunduğu, çalışma merkezi haline getirdiği bu kentlere ilişkin belge ve dökümanlara yer verilmiştir.

Havza şehir turumuzun ardından Akdağ yaylası ve kayak merkezini görmek üzere Ladik’e doğru yola çıkıyoruz.
Akdağ Yaylası ve Kayak Merkezi
İlçeye 7 km. mesafede bulunan “Akdağ” Dağının zirvesinde 1788 rakımlı “Uzunyazı Tepe” ile 1404 rakımlı “Yemişen Tepe” arasında kurulacak olan “Akdağ Kış Sporları ve Kayak Merkezi” arazi yapısı itibariyle çok uzun kayak pist alanlarına sahip olup, olimpik kayak alanlarına kıyasla daha elverişli konum sahiptir.
Ayrıca bu alanın doğal çimle kaplı oluşu, burada yaz aylarında çim kayağının yapılmasına imkan sağlamakta ve 5 yıldan bu yana her yıl yapılagelen Yayla Şenliklerinde de çim kayağı yarışmaları düzenlenmektedir.

Kayak alanının İlçe merkezine yakın oluşu ve yolunun şimdilik stablize olup, her türlü araçla ulaşım imkanının bulunması, barınma, konaklama ve diğer ihtiyaçların karşılanmasına imkan vermektedir.

Telesiyej gibi alt yapıların tamamlanması ile faaliyete geçecek olan “Akdağ Kış Sporları ve Kayak Merkezi” İlçemize ve Ülkemiz ekonomisine büyük katkı sağlayacaktır. 

Akdağ gezimizin ardından doğadan ayrılmadan kunduz yaylasını ve geyik yetiştirme çiftliğinde geyikleri görmek üzere vezir köprüye doğru yola çıkıyoruz.
Akdağ Yaylası ve Kayak Merkezi
Akdağ Yaylası ve Kayak Merkezi
Vezirköprü Kunduz Yaylası
Kunduz Ormanlarının Simgesi Geyikler;
Kunduz ormanlarındaki Geyik Üretme İstasyonu; Vezirköprü'yü ziyaret edenlerin en çok uğradığı mekanların başında gelmektedir. 1984 yılında iki geyikle 7 hektar ormanlık alanda başlanılan geyik üretme sahası daha sonra 85 hektara çıkarılarak üretim alanı genişletilmiştir. Üreyen geyikler zaman zaman doğal ortama salınarak kendi doğal ortamlarında üremeleri sağlanmıştır. Avlanması yasak olan geyiklerin doğal ortamdaki sayıları kesin olarak bilinmemektedir. Geyiklerin korunması için bekçi görevlendirilmiştir. Geyik üretme istasyonunu ziyaret eden herkes geyikleri yakından görebilmektedir.

Kunduz ormanları gezimizin ardından Vezirköprü ilçe merkezine dönüyor ve tarihi bedestanı ziyaret ediyoruz.
Vezirköprü Kunduz Yaylası
Vezirköprü Kunduz Yaylası
Bedesten ve Arasta
Köprülü Mehmet Paşa'nın eşi Ayşe Hanım'ın babası Yusuf Ağa'nın 1660 yılında yaptırdığı bilinmektedir.İç ve dış bedesten olmak üzere iki bölümden oluşmaktadır.
Dört  giriş kapısı ve içerisinde 110 dükkanı bulunmaktadır.İç bedesten geçmişte kervansaray olarak kullanılmıştır.Bedesten Ayşe Hanım tarafından vakfedilmiştir.Arasta bölümü Bedestenin çevresinde gelişmiştir.Dört yandan basık kemerli  kapılarla girilen bedesten kare planlı dört kubbeyle  örtülü muazzam bir yapıdır. Kubbeler duvarlara bitişik tuğla  kemerlere oturtulmuştur. Kemer pandantif ve kubbeler düzgün tuğla örgüsüyle güzel bir görünüm arzetmektedir.Ana kubbeyi taşıyan tuğla kemerin ortada dayandığı bölümde içeri girinti yapan kare mekan küçük kubbeyle örtülüdür.Dışarıdan ana kubbeler arasında görülen bu bölüm dua kubbesidir.yuvarlak kubbeli kapılarla girilen arastanın kuzeyinde tonozlu dükkanlar yer alır.Bedestene bakan yüzdeki dükkanlar yer kazanmak amacıyla üçgen  biçiminde yapılmıştır. İç Bedesten olarak adlandırılan Kervansarayın ülkemizde tek sütun üzerine 4 kubbeli tek kervansaray olduğu iddia edilmektedir. Sütun içerisinde gizli bir oda bulunmaktadır.

Vezirköprü bedestan içerisindeki et restorantlarında ile lezzetini unutamayacağınız mangal keyfi ile öğle yemeğimizi alıp, programımıza kurt köprü ile devam ediyoruz.
Bedesten ve Arasta
Bedesten ve Arasta
Bedesten ve Arasta
Bedesten ve Arasta
Kurt Köprü
Vezirköprü İlçesi ile Havza İlçesi nin sınırlarını çizen İstavroz çayı üzerinde kurulmuştur. Havza'nın Tahna köyü ile Vezirköprü'nün Tekkekıran köylerini birbirine bağlamaktadır.Köprü bir yüksek ayak üzerine iki büyük sivri kemerli gözden oluşmuştur.
İki kemer arasında ve yanlarında olmak üzere sivri kemerli  pençere şeklinde toplam üç adet kemer bulunmaktadır.Çayın iki yamacına gelen kısım, doğal kaya ve toprakla desteklenmiştir. Köprünün geçit kısmı düz olup,diğer yerlerinde olduğu gibi bir hayli tahribata uğramıştır. Köprü ayağı kalın paye şeklinde olup,alt kısmında dikdörtgen şeklinde beş adet  dalğakıranı  mevcuttur. Köprünün  pençere  görünümlü beş küçük kemerlerinin başlanğıcına kadar olan kısmı yer yer Roma ve  Bizans  dönemine  ait  mezar  stelleri ve mimari parçaları,yer yer kesme taş, yer yer de düzensiz taşlardan oluşan moloz taş örgü sistemindedir.Kemer başlangıçlarından itibaren 13-14. yy.da  sıkca görülen ve Bizans dönemi mimarisinde de rastlanan üç sıra tuğla, bir sıra kesme taştan oluşan sağlam bir örgü sistemi görülmektedir. Üç sıra tuğla, bir sıra taş  örgü  sistemi  ana  kemer  gözlerinde  de tuğlaların dikine yerleştirilmesi şekliyle tekrarlanmıştır. Tuğla hatıllı moloz taş  örgü  sistemi  yöredeki mahalli doku-dan kaynaklanabileceği  de görülmektedir. Küçük kemerlerde ise tamamen tuğla malzeme kullanılmıştır. Köprüdeki mimari tarz ve örgü sistemi incelendiğinde 13-14. yüzyılda yapılmış olabileceği izlenimini vermektedir. Ancak   aynı yerde başka bir köprü kalıntısı olduğundan da bahsedilmektedir. Köprüye 1 km. mesafede antik  bir  Köprü  kalıntısı mevcuttur.Antik köprünün tahrip olması sonucu, bugünkü köprünün 13. yüzyılda yapıldığı ve çeşitli onarımlarla bu güne kadar ulaştığı akla daha yatkındır. Kurt Köprüye  1 km.  mesafedeki  antik  köprü  kalıntılarından  "Yurdumuz Havza" isimli eserinde Zübeyir Zade Fuat Efendi de bahsetmektedir.  

Samsuna dönüş yolculuğumuzda Samsun – Ankara karayolu üzerinde çakallı mevkiindeki melemencilerde özel pidesi eşliğinde melemen yiyoruz ve şehir merkezine dönüyoruz.
Kurt Köprü
Kurt Köprü

T.C. Samsun Büyükşehir Belediyesi

Samsun, Türkiye'nin en kalabalık on altıncı şehri ve Karadeniz'in Orta Karadeniz Bölümü'nde yer alır.

samsun, 19 mayıs, alaçam, asarcık, atakum, ayvacık, bafra, canik, çarşamba, havza, ilkadım, kavak, ladik, salıpazarı, tekkeköy, terme, vezirköprü, yakakent, belediye, büyükşehir, samsun büyükşehir belediyesi, karadeniz,